Deponuzun durumunu kendiniz anlayın
Bize gelen soruların çoğu şu: “Deponun temizlenmesi gerekiyor mu, nereden bileceğim?” Cevap için bizi çağırmanız şart değil — birkaç şeye kendiniz bakabilirsiniz.
Aşağıdakilerden ikisi birden varsa deponun içine bakılması gerekiyor. Hiçbiri yoksa acele etmeyin; takvime göre gitmek yeterli.
Ayrıntılar
- Kapağa bakın
- Kapak tam kapanıyor mu, kilidi var mı, kenarından toz ya da yaprak giriyor mu? Açık kapak, en sık rastladığımız kirlenme sebebi.
- Sinek telini kontrol edin
- Havalandırma borusundaki tel yırtıksa depoya böcek giriyor demektir. Beş dakikalık iş, sonucu büyük.
- Musluktan gelen ilk suya bakın
- Sabah ilk açılışta bardağa doldurup ışığa tutun. Bulanıklık ya da ince tortu görünüyorsa deponun tabanında katman var.
- Kokuyu deneyin
- Küf ya da durgun su kokusu biyofilm işareti. Klor kokusu ise tersine, ölçüm gerektiren bir durum değil.
- Bakiye klor kiti alın
- Nalburda ve internette satılıyor, ucuz. Değer 0,2 mg/L altındaysa deponuzda koruma kalmamış demektir.
- Tarihi hatırlayın
- Son temizliğin ne zaman yapıldığını kimse hatırlamıyorsa cevap zaten belli: süre geçmiş.
Dikkat edilecekler
- Depoya tek başınıza girmeyin. Kapalı hacimde oksijen azalması gerçek bir risk ve her yıl bu yüzden can kaybı oluyor.
- Klor tabletini “idare etsin” diye depoya atmayın. Mekanik temizlik yapılmadan atılan klor biyofilmin altına geçmiyor, sadece kokuyu örtüyor.
Sık sorulanlar
Bakıp bir şey göremedim, yine de temizletmeli miyim?
Deponun içi ışıksız ve kapak aralığından görünen alan küçük. Görememek temiz olduğu anlamına gelmiyor; takvime göre gitmek en sağlıklısı.
Fotoğraf çekip size gönderebilir miyim?
Gönderin. Kapak aralığından çekilmiş birkaç kare bile depo tipini ve kabaca durumunu anlamamıza yetiyor.
Deponuzun hacmini söyleyin, gerisini konuşalım
Kaç tonluk depo, kaç daire, en son ne zaman temizlendi — bu üç bilgi yeter. Fotoğraf gönderirseniz depo tipini de söyleriz.


